İt ürür, kervan yürür

“Yürüyüp geçeceksin, hep yürüyüp geçeceksin. Ben öyle yaptım. Hep yürüdüm. Herkesin her şeyi anlamasını bekleyemezsin. Sen yürüyüp gideceksin. Anlayan anlayacak, anlamayan anlamayacak; dünyanın hepsine yetişemezsin ki! Bilirsin ben iyi yürürüm.”
— Murathan Mungan

Edebiyat, Hayat ve Gözlemler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Kırılgan

Murathan Mungan’ın şiirlerini hatta evini(bakınız) bile çok beğenirim. Şu ara kendimi tanıtma isteği var, ben kendimi tanıtmadıkça insancıklar yanlış tanıyor.

Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı.

Edebiyat, Hayat ve Gözlemler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

28 Yılın Hesaplaşması İçinde Son 4 yıl

Evet yaş oldu 28. Kimisine göre büyük kimisine göre ise küçük bir yaş. Üniversiteye başladığım yıllarda bu yaş için çok büyük hayallerim vardı. Bu yaşa kadar askerliği yapmış, evlenip, çocuk yapıp evi-arabayı almış olurum diye düşünüyordum. Fakat hiç de planlandığı gibi gitmedi malesef çoğu eksik kaldı. Planlar tutmadı yani ne yaparsam yapayım. Ama okulu bitireli 4 yılı biraz da olsa geçti.

Öğretim görevlisi oalrak Çivril’e geleli de 4 yıl oldu. Bu 4 yıl çok çabuk, master-doktora ile geçti. Hayat bir mücadele sanki ve insanın kendi planının çok dışında hayatın da bir planlar ve işleyişi var. Bu 4 yılda mücadele yeteneğim çok gelişti.23-24 yaşlarda insan herşeyi bildiğini, gördüğünü, yaşadığını zannediyor ama öyle değilmiş dönüp baktığımda. Hammışım, pişiyorum daha da yanacağım. Çoğu genç şanslı 18 yaşında ailesinden ayrılıp üniversiteye gidiyor ve gurbetliği, yalnızlığı erken yaşta yaşıyor. Benim için bu geç oldu İstanbul’da ailemin yanında okumam sebebiyle. Yalnız yaşamak ama gerçekten yalnız bazen kalabalıklar arasında yalnız kalarak insanı olgunlaştırıyor. Bu yalnızlık içinde beni amca gibi, abla gibi, sahiplenen Ahmet Hoca, Samuray Hoca, Tahir Hoca, Osman Abi gibi çok güzel büyükler, Ali, Nuri ve Ferhan gibi dostlarım oldu. Allah hepsinden razı olsun.

Gelelim hocalığa… En başlarda “Hocam…” dediklerinde bana mı diyorlar yahu der, yabancılık yaşardım o kelimeye. Sonuçta söylemeye alışmışım duymaya değil :). Hocalık bana uygun mu değil mi diye düşünürken hatta bazen bırakmayı dahi düşünürken tertemiz öğrenciler gördüm. Birçoğundan ailesi dahi ümidini kesmiş, kendine inanmayan, kendilerine güzel bir yol çizecek cesaretleri olmayan. Bu gençlere bir ümit vermek için DGS kursu açalım dedik. Hepsine olmasa da hayatını değiştirme cesareti olanlara verelim dedik Ali Hocayla.

Beni çok az insan tanır geneli tanıdığını zanneder. Güzel insanlara açtım duvarlarımı hep. Aklı güzel, kalbi güzel, düşüncesi güzel, yaşantısı güzel, niyeti güzel insanlara. Kalabalıklar yerine az ama öz insanlarla yaşamayı tercih ettim. Eskiden kalma dostlarım var Murat, Hakan, Eda gibi. Hocalık yaparken de klasik hoca olmadım, olamadım daha doğrusu. Kurallar ile yaşamak yerine kendi doğrularıma göre yaşadım. Ama bu çoğu zaman yadırgandı gerçi :) Etrafımdaki, konuştuğum, selamlaştığım öğrencileri hep itina ile seçtim. Kimi insanlar tanıdıkça sevilir ben de onlardanım galiba :) Kardeşim gibi sevdiğim Emrah, Bekir, Uğur, Osman, Rıdvan, Yekta, sağ kolum sırdaşım Ramazan, kendimden bir parça gördüğüm evlat gibi sevdiğim Hamit, beni abisi gibi seven Cansu ve benim için vefanın bir semt adı olmadığını gösteren Devrim ve daha adını sayamadığım bir çok öğrenci. Onlar başbaşa iken dahi saygılarını yitirmeyen, mezun oldukları halde görüştüğüm bilinçli gençler. Yeri geldi kızdım, akıl verdim, yol gösterdim kendimce, abilik yaptım, sahiplendim. Beni tanıyanlar herşeyi karşılıksız yaptığımı bilir. Çünkü bu hayattaki tek amacım iyi bir insan olmaktı. İyi bir evlat, iyi bir abi, iyi bir hoca, iyi bir öğrenci iyi bir vatandaş, iyi bir dost. O yüzden de hayatımda hep iyi insanlar tuttum. Saflık, iyilik görmediğim , küçük de olsa kibir, edepsizlik, yanlış alışkanlıkları olan insanlara karşı mesafe koydum. Bu mesafe yüzünden beni tanımayanlar ise beni eleştirme hakları olduğuna inanıp, tanımadıkları bu insana hassas noktalarından vurmaya çalıştılar.

Tek isteğim ömrü çalışmakla, mücadeleyle geçmiş, çocukluğunu dahi çalışmak yüzünden yaşayamamış bu yüzden içindeki çocuğu hala yaşatan bu insana biraz da olsa saygı duyun. Hayatı hep ciddi yaşamış, ciddi planlar peşinde koşmuş, bu ciddilik içinde güleryüz maskesi ile hayatına eğlence katmaya çalışan, Peygamberimizin yaptığı gibi bu dünyada güzel ahlakını tamamlamaya çalışan birini yormayın yahu.

Kalın Sağlıcakla…

Genel, Hayat ve Gözlemler kategorisine gönderildi | 2 yorum

Genel Duruş

Okuduğunu anlamaya çalış, istersen sor, yanlış bulduğunu çok ağır eleştir ama sakın hadsizlik etme. Efendi biriyim ama ‘öylesine’. Selman Kayabaşı

Hayat ve Gözlemler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ödevleriniz

Arkadaşlar,

Ödevleriniz ve ders notlarınız artık bu sayfada, derslerinizle ilgili hersey artık yeni sayfada yer alacaktır.

CMYO kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

En İyisi Ol!

Dağ tepesinde bir çam olamazsan

Vadide bir çalı ol…

Fakat oradaki en iyi çalı sen ol !

Bir misk çiçeği olamazsan, bir saz ol…

Fakat gölün içindeki en canlı saz sen ol !

Cadde olamazsan patika ol!

Güneş olamazsan yıldız ol !

Ama sen her ne isen, EN İYİSİ OL!

(Douglas Malloch)

Bulunduğun Yerin En İyisi Olmak Önemli Değil – Alanında En İyi Olmak Gerekli

Hayat ve Gözlemler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İstatistik Final Sınavı

Merhaba,

Vizeye kadar işlediğimiz konulara ek olarak permütasyon-kombinasyon konusu ve kümeler konusu dahildir. Aşağıda bunlarla ilgili sorular ve konu anlatımları mevcuttur.

Permutasyon-Kombinasyon Soru ve Konu Anlatımı

Kümeler Konu Anlatımı(Sadece ilk sayfadaki soruların cevap anahtarı yok geri kalanların cevapları sayfa altlarında mevcut)

CMYO kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Eğitimde Ailenin Etkisi

Fatih Sultan Mehmet Han çocukken çok yaramaz bir öğrenciydi. Ders esnasında yaptığı şımarıklıklarla Hocası Akşemseddin’i çileden çıkarırdı. Hocası kendisine kızdığı zaman hemen “Ben Padişahın oğluyum bana bir şey yapamazsın” deyip tehdit ediyordu. Padişaha şikâyet etmeyi edepsizlik sayan Akşemseddin, durumu II. Murat’a anlatamıyordu. Ancak gün geldi artık küçük Mehmet’in yaptığı yaramazlıklar çekilmez hale geldi.
Bunun üzerine destur dileyip II. Murat’ın huzuruna çıktı. “Padişahım size bir hususu arz edeceğim ancak hayâ ediyorum” deyince II. Murat “Buyur çekinmeden anlatabilirsin” dedi. Bu söz Akşemseddin’i rahatlattı ve başladı olayı anlatmaya. Padişahım oğlunuz, ciğerpareniz Mehmet çok yaramaz, onun yaramazlıkları yüzünden ders işleyemiyorum, kendisine kızdığım zamanda hemen sizinle beni tehdit ediyor deyince II. Murat Akşemseddin’in yanına gelerek kulağına bir şeyler fısıldar.
II. Murad’ın kulağına söylediği sözleri duyan Akşemseddin çok şaşırdı. Bu ne plandı, mümkün değildi bu planı uygulamak. Akşemseddin plan konusundaki rahatsızlığını padişaha ilettiyse de Padişah onu dinlemedi ve bu iş olacak dedi.
Ertesi gün yine derste Mehmet yaramazlık yapıyordu. Akşemseddin’in uyarısına aynı tehdit cevabını verdiği sırada Padişah ansızın kapıyı açıp içeri girdi. Bu olay karşısında Akşemseddin hiddetlenerek Padişaha bağırdı ve bir tokat atarak, bu şekilde sınıfa giremeyeceğini izin istemesi gerektiğini söyleyerek derhal dışarı çıkmasını istedi. Padişah mahcup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı.
Olaylar karşısında Fatih Sultan Mehmet’in nutku tutulmuş ne yapacağını şaşırmıştı. Güvendiği babası tokat yemişti. Fatih Sultan Mehmet allak bullak olmuştu. Az sonra kapı vuruldu ve Padişah mahçup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi. Plan muhteşem bir şekilde işlemişti. O günden sonra Fatih Sultan Mehmet asla yaramazlık yapmadı. Çünkü güvendiği dağlara kar yağmıştı.
Eğitimin ne olduğunu II.Murat kadar olmasa da; en azından kendi çocuğunu yanlış yollara sürüklemeyecek kadar idrak etmiş anne ve babalara ihtiyaç var. Unutmayalım, Çocuklar şımarık doğmaz; diplomalı,maaşlı ama eğitimsiz ebeveynler tarafından şımartılır bunu unutmayalım…

Hayat ve Gözlemler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Affetmek

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:
“Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?”
Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler.
“O zaman” der öğretmen. “Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin.”
Öğrenciler bunu da yaparlar.
“Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!”
Öğrenciler , bu işten pek bir şey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:
“Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.”
Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur.
Öğretmen, kendisine “Peki şimdi ne olacak?” der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:
“Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar.”
Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar:
“Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.”
“Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık.” “Hem sıkıldık, hem yorulduk?”
Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:
“Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir . . . “

Hayat ve Gözlemler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yaz Okulunda Açılmayan Dersler

Bilgisayar Programcılığı veya diğer bölümdeki öğrenciler için, Çivril’de veya Pamukkale Üniversitesinin herhangi bir ilçesinde açılmayan dersi Isparta’dan alabilirsiniz.

https://obs.sdu.edu.tr/Birimler/YazOkulu.aspx buradan dersi kontrol edebilirsiniz.

Bilgisayar Programcılığı için;

İnternet Programcılığı 1 ve Açık Kaynak İşletim Sistemi dersleri aşağıdaki meslek yüksekokullarında açılmış durumdadır.

CMYO kategorisine gönderildi | Yorum bırakın