28 Yılın Hesaplaşması İçinde Son 4 yıl

Evet yaş oldu 28. Kimisine göre büyük kimisine göre ise küçük bir yaş. Üniversiteye başladığım yıllarda bu yaş için çok büyük hayallerim vardı. Bu yaşa kadar askerliği yapmış, evlenip, çocuk yapıp evi-arabayı almış olurum diye düşünüyordum. Fakat hiç de planlandığı gibi gitmedi malesef çoğu eksik kaldı. Planlar tutmadı yani ne yaparsam yapayım. Ama okulu bitireli 4 yılı biraz da olsa geçti.

Öğretim görevlisi oalrak Çivril’e geleli de 4 yıl oldu. Bu 4 yıl çok çabuk, master-doktora ile geçti. Hayat bir mücadele sanki ve insanın kendi planının çok dışında hayatın da bir planı ve işleyişi var. Bu 4 yılda mücadele yeteneğim çok gelişti. 23-24 yaşlarda insan herşeyi bildiğini, gördüğünü, yaşadığını zannediyor ama öyle değilmiş dönüp baktığımda. Hammışım, pişiyorum daha da yanacağım. Çoğu genç şanslı; 18 yaşında ailesinden ayrılıp üniversiteye gidiyor ve gurbetliği, yalnızlığı erken yaşta yaşıyor. Benim için bu geç oldu İstanbul’da ailemin yanında okumam sebebiyle. Yalnız yaşamak ama gerçekten yalnız bazen kalabalıklar arasında yalnız kalmak insanı olgunlaştırıyor. Bu yalnızlık içinde beni amca gibi, abla gibi, sahiplenen Ahmet Hoca, Samuray Hoca, Tahir Hoca, Osman Abi gibi çok güzel büyükler, Ali, Nuri ve Ferhan gibi dostlarım oldu. Allah hepsinden razı olsun.

Gelelim hocalığa… En başlarda “Hocam…” dediklerinde bana mı diyorlar yahu der, yabancılık yaşardım o kelimeye. Sonuçta söylemeye alışmışım duymaya değil :). Hocalık bana uygun mu değil mi diye düşünürken hatta bazen bırakmayı dahi düşünürken tertemiz öğrenciler gördüm. Birçoğundan ailesi dahi ümidini kesmiş, kendine inanmayan, kendilerine güzel bir yol çizecek cesaretleri olmayan. Bu gençlere bir ümit vermek için DGS kursu açalım dedik. Hepsine olmasa da hayatını değiştirme cesareti olanlara verelim dedik Ali Hocayla.

Beni çok az insan tanır geneli tanıdığını zanneder. Güzel insanlara açtım duvarlarımı hep. Aklı güzel, kalbi güzel, düşüncesi güzel, yaşantısı güzel, niyeti güzel insanlara. Kalabalıklar yerine az ama öz insanlarla yaşamayı tercih ettim. Eskiden kalma dostlarım var Murat, Hakan, Eda gibi. Hocalık yaparken de klasik hoca olmadım, olamadım daha doğrusu. Kurallar ile yaşamak yerine kendi doğrularıma göre yaşadım. Ama bu çoğu zaman yadırgandı gerçi 🙂 Etrafımdaki, konuştuğum, selamlaştığım öğrencileri hep itina ile seçtim. Kimi insanlar tanıdıkça sevilir ben de onlardanım galiba 🙂 Kardeşim gibi sevdiğim Emrah, Bekir, Uğur, Osman, Rıdvan, Yekta, sağ kolum sırdaşım Ramazan, yaptığı yemekleri yediğim Deniz, kendimden bir parça gördüğüm evlat gibi sevdiğim Hamit, beni abisi gibi seven Cansu ve benim için vefanın bir semt adı olmadığını gösteren Devrim ve daha adını sayamadığım bir çok öğrenci. Onlar başbaşa iken dahi saygılarını yitirmeyen, mezun oldukları halde görüştüğüm bilinçli gençler. Yeri geldi kızdım, akıl verdim, yol gösterdim kendimce, abilik yaptım, sahiplendim. Beni tanıyanlar herşeyi karşılıksız yaptığımı bilir. Çünkü bu hayattaki tek amacım iyi bir insan olmaktı. İyi bir evlat, iyi bir abi, iyi bir hoca, iyi bir öğrenci iyi bir vatandaş, iyi bir dost. O yüzden de hayatımda hep iyi insanlar tuttum. Saflık, iyilik görmediğim , küçük de olsa kibir, edepsizlik, yanlış alışkanlıkları olan insanlara karşı mesafe koydum. Bu mesafe yüzünden beni tanımayanlar ise beni eleştirme hakları olduğuna inanıp, tanımadıkları bu insana hassas noktalarından vurmaya çalıştılar.

Tek isteğim ömrü çalışmakla, mücadeleyle geçmiş, çocukluğunu dahi çalışmak yüzünden yaşayamamış bu yüzden içindeki çocuğu hala yaşatan bu insana biraz da olsa saygı duyun. Hayatı hep ciddi yaşamış, ciddi planlar peşinde koşmuş, bu ciddilik içinde güleryüz maskesi ile hayatına eğlence katmaya çalışan, Peygamberimizin yaptığı gibi bu dünyada güzel ahlakını tamamlamaya çalışan birini yormayın yahu.

Kalın Sağlıcakla…

Bu yazı Genel, Hayat ve Gözlemler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

28 Yılın Hesaplaşması İçinde Son 4 yıl için 3 cevap

  1. Yekta der ki:

    Duygulandım… Sizin öğrenciniz olduğum için gurur duyuyorum. Bizleri sevdiniz, öğrettiniz, eğittiniz. Siz benim için bir hocadan öte bir abi oldunuz hep. Ne kadar teşekkür etsem, dua etsem azdır.

  2. Not:bir şişman der ki:

    Zaten öyle kötü-zararlı-bir işe yaramayan insanlar olmaliki yolunuza devam edebilesiniz değilmi hocam ? Siz güçlenirsiniz onlar dahada alçalır sonra yapabildiklerinin sadece laf etmek,hor görmek,küçük düşürmek oldugunu anlarsınız , bazen acıtır dedikleri istemeden takılırsınız ama sahip olduklarınıza baktıgınızda aslında cokda umursamadıgınızı fark edersiniz . Booşverin be hocam mutlu olmayı bildikten sonra varsın hepsi gelsin 😀

  3. esma der ki:

    bu yazdıklarınızı okurken sızı hc tanımamısım hocam. Bna bazı konularda cok destek olmustunuz .bu yuzden sızıde alı hocadan da allah ebeden razı olsun. Guzel ahlak iman hakıkatlerıyle nesv u nema bulur aczı kaanatımce

Yorumlar kapalı.